Köpek eğitimine neden ihtiyacınız olsun (ki)
- Mehmet C. Keles
- 19 Ara 2023
- 4 dakikada okunur
Köpek sahipleri benimle iletişime geçtiklerinde ve eğitim için konuşmaya başladığımızda onlara sorduğum ilk sorulardan birisi şu oluyor: "Neden eğitime ihtiyaç duyuyorsunuz?"
Türkiye'de 'Köpek Eğitimi' dediğimiz şey sınırlı bir ezbere dayanır. Çoğunlukla İtaat Eğitimi denen süreç sonunda köpeğiniz size 7 ya da 8 kelime bilir şekilde teslim edilir. Köpeklerin 800 ile 1400 kelimeyi, 1000'e yakın bağlam ile ilişkilendirebilen ve anlamlı sonuçlar düşünebilen canlılar olduğunu bilenler için bu 8 kelime ile iletişim kurmak klostrofobik bir his uyandırıyor olmalı.
Bu kadar sınırlı ve her köpek için aynı olan İtaat Eğitimi'inden köpek sahiplerinin beklediklerinin ne kadar farklı olduğunu bilseniz gerçekten şaşırırsınız. Kimisi sadece itaat beklerken, kimisi ısırma vakalarının çözümünü arıyor. Bazıları sadece olumsuz davranışların sonlanmasını isterken, bazısı ciddi endişe sorunları ile baş etmeye çalışıyor. Sosyalizasyon denen piyesin, köpeklerini diğer köpeklerin yanında iyi hissettireceğini düşünüyor. İlk bakışta fark edilmeyen bu saçmalık, genelde köpek sahiplerinin ikinci köpeğinde anlamsızlaşmaya başlıyor. İtaat başlı başına süreğen bir stresi doğuruyor; çünkü sürekli değişkenlik gösteren bir otoriteye kendinizi zarar görmeden uyumlu hale getirmek ciddi bir stres yaratır. Olumsuz davranışların sonlanması ise beraberinde mutlu ve huzurlu bir hayat getirmez. Bu tarz bir köpek eğitimi ile eğitilen köpekler yapmaması gereken tonlarca şey öğrenerek keskin sınırları olan, kısıtlanmış hayatlarına her davranışları için stresli bir seçim yaparak devam ederler.
"Bunu yapmamalı mıydım?"
"Bu yapmamam gerekenler arasındaki bir davranış mı?"
"Bunu yaptığımda kızıyorlar mıydı, yoksa kızmıyorlar mıydı?"
"Bunu yapıyorum ve ödüllendirilmiyorum."
"Bunu yapıyorum ve aynı tepkiyi görmüyorum."
"Bunu yapıyorum ve eskisi kadar iyi ve heyecanlı hissetmiyorum."
Yapılmaması gereken davranışları öğretmek, çocuğunuza arkadaşlarına yapmaması gereken şeyleri öğretmek gibi: Arkadaşlarının saçını çekmeyeceksin, onlara vurmayacaksın, bağırmayacaksın, onların eşyalarına zarar vermeyeceksin... Böylece devam edecek örnekleri sonu olmayan bir şekilde arttırabiliriz. Ancak, çocuk bir şekilde sizin yapmamasını öğrettiğiniz şeyler arasında olmayan bir tanesini bulacaktır ve sizin yönteminizi size karşı kullanacaktır:
- Arkadaşlarıma çelme takmamam gerektiğini öğrenmedim.
Siz de yapılmaması gereken davranışlar arasında bunu de eklersiniz: ARKADAŞLARINA ÇELME TAKMAYACAKSIN!
Ve her seferinde kızmanız gereken bir yöntem ile hayatınıza devam edersiniz.
Ancak başka şekilde düşünenler de var. Genelde ikinci köpeğinizi sahiplendiğinizde bir şeyleri yanlış yaptığınızı fark edersiniz. Ancak bunları daha erken keşfetmeniz için elimden geleni yapıyorum. Yakın zamanda tanıştığım ve 17 yıllık bir ömrü beraber geçirdiği köpeğinden sonra yeni bir köpek sahiplenen Merve hanım kendisini şöyle ifade ediyor:
"Cookie bir terrierdi ve ben gerçek anlamda cahildim,
17 sene birlikte çok güzel yaşadık;
ama çok daha güzel yaşayabilirdik."
Alfalık kavramının hastalıklı çıktılarından bir tanesi: İTAAT
David Mech, 1970 yılında "The Wolf: The Ecology and Behavior of an Endangered Species" adlı kitabında, kurt sürülerinin sosyal yapısını inceleyerek sürü içinde baskın bir bireyin (tek) olduğunu iddia etti ve bu tek'e "alfa" adını verdi. Mech'e göre, alfa kurtlar diğerlerine liderlik eder, sürü içinde düzeni sağlar ve diğerleri ona itaat ederdi.
Ancak, Mech daha sonraki çalışmalarında, alfalık kavramını yanlış değerlendirdiğini ve bu değerlendirmenin de yanlış anlaşıldığını kabul etti. Kurt sürülerinde baskın bir bireyin olmadığını sonradan fark etti. Kararlar genellikle kurt grupları tarafından alınıyor, sürü içerisindeki iletişim daha çok iş birliği, dayanışma ve uzlaşma yoluyla sağlanıyordu.
Mech, alfalık kavramının yanlış anlaşılmasının, esaret altında gözlemlenen kurtlardan kaynaklandığını belirtti. Esaret altındaki kurtlar, doğal ortamlarından uzaklaştırılmış ve yapay bir sosyal yapıya zorlanmıştır. Bu nedenle, esaret altında gözlemlenen kurt davranışları, doğal davranışlarıyla tam olarak örtüşmemektedir.
Yanlış anlaşılmanın köpek eğitimine olumsuz etkileri olduğunu vurgulayan Mech, köpek eğitmenlerinin, köpekleri kurtlar gibi sosyal bir yapıya sahipmiş gibi varsayarak, kurtlarda dahi olmayan alfalık, liderlik, itaat gibi kavramları kullanarak eğitmeye çalıştığını ifade etti. Üstelik, bu yaklaşım köpeklerin de sürü hayvanı olduğu varsayımını içeriyor, köpeklerin doğal davranışlarına ters düşüyor ve çeşitli sorunlara yol açabiliyordu. Köpekler, sürü hayvanları olmayıp baskın bir birey içermeyen sosyal bir yapıya sahipti. Bu nedenle, köpek eğitiminde alfalık kavramının etkili olmadığının anlaşılması gerektiğini ifade ediyordu.
Köpekler, evrim sürecinde kurtlardan ayrışarak insanlarla birlikte yaşamaya adapte olmuşlardır. Yapılan araştırmalar 20.000 ile 40.000 yıl önce bu ayrışmanın gerçekleştiğini söylerken; kurtlar gibi sürü hayvanı olmaktan ziyade, genellikle küçük insan grupları ya da insan topluluklarıyla bireysel iletişimlerini güçlendirmişlerdir.
Köpeklerin sosyal davranışları ve grup yapıları, kurtlardan farklıdır. Özellikle evcil köpekler genellikle insanlarla birlikte çalışmayı tercih eder ve insanlara bağlılık gösterirler. Köpeklerde sürü içinde baskın bir alfa liderlik yapısı olmaması, köpek eğitiminde alfa kavramına dayalı eski yöntemlerin sorgulanmasına ve değişmesine yol açmıştır.
Mech, bu yanlış anlaşılmanın önüne geçmek için yazdığı sonraki kitaplarında ve yayınladığı çalışmalarda doğru bilgiler vermeye çabaladı ve köpek eğitmenlerine doğru yönlendirmelerde bulunmaya çalıştı.
Tüm bu bilgiler ışığında, köpeğinizin eğitimine neden ihtiyacınız olduğunu tekrar düşünmenizde fayda var.
Köpek Eğitiminden beklentileriniz 4 madde ile açıklanabilir
Eğitim, öğrenmek için yapılan işlemleri içerir ve köpek eğitimi örneğinde, bu işlemler şunları içerir:
1. Belirli davranışları daha sık yapmasını sağlamak;
2. Belirli davranışları daha az sık yapmasını sağlamak;
3. Belirli davranışları hızlı ve güvenilir bir şekilde hemen sergilenmesini sağlamak;
4. Belirli davranışları hızlı ve güvenilir bir şekilde durmasını veya yapmamasını sağlamak.
Genellikle, eğitilmiş bir köpeği şu şekilde tanımlayabiliriz: "Hızlı ve güvenilir bir şekilde sözlü iletişime uyum gösteren; uzaktan, dikkat dağıtan şeyler olduğunda başa çıkabilen ve devamlı köpek eğitimine ihtiyaç duymayan bir köpek."
Bana sorarsanız köpek eğitimi ihtiyacı hisseden bir köpek sahibinin ilk sorularından birisi şu olmalıdır:
Köpeğimin huzurlu, kafası rahat, endişesiz, stressiz ve özgüvenli bir şekilde ailemize uyum sağlayarak yaşamasını istiyorum. Kızmamı, bağırmamı ya da sürekli kendimi tekrar etmemi gerektirmeyecek sakin, tutarlı ve sürdürülebilir bir iletişim istediğimi köpeğime anlatabilmemiz mümkün mü?
Evet, mümkün.
Mehmet Cihat Keleş / Aralık 2023
Comments